DENETİMLİ SERBESTLİK UYGULANIRKEN ESKİ CEZA GELİRSE TEKRAR CEZAEVİNE GÖNDERİLİR MİYİM

A suçundan denetimdeyken geçmişte işlenen B suçunun kesinleşmesi halinde mevcut denetim süreci sona erer ve eğer şartları oluşmuşsa B suçundan dolayı tekrar ceza infaz sürecine dahil olabilirsiniz. Buna ceza infazının sıralı olması ilkesi denir. Başka bir deyişle, denetimli serbestlik uygulaması her ceza için infaz savcılığı ve hakimliğince ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulur.

Diğer yandan A suçundan denetim devam ederken kişi denetim sürecinde B suçunu işlerse bu durum denetimin ihlali anlamına gelir ve denetim derhal sonlandırılır.

A suçunun denetimi devam ederken eski tarihli B suçunun cezası kesinleşirse ve şartları uygunsa kişi her iki suçtan da denetime tabi tutulabilir. Yani iki suçun denetimi ayrı ayrı ve aynı anda yürütülebilir.

Denetim devam ederken kasten bir suç işlenmesi halinde denetim derhal sonlandırılır. Tarafımızca yürütülen bir dosyada müvekkil denetimdeyken hem alkollü araç kullanmaktan dolayı trafik güvenliğini tehlikeye etmek suçundan hem de taksirle yaralama suçundan soruşturma başlatılmış ve müvekkile iki dava açılmıştır. Vekaletini aldığımız müvekkilin durumunu ve geçmiş suç hikayesini analiz ettikten sonra davaların birleştirilmesi talebinde bulunduk. Mahkeme birleştirme talebimiz kabul ederek dosyaya tek esas verip savunmalarımız ışığında müvekkile sadece taksirle yaralama suçundan ceza vermiştir. Somut olayda müvekkilin taksirle yaralamadan dolayı ceza alması, müvekkil için adeta bir ödül! olmuştur. Nitekim somut olayda iyi bir yargılama süreci yürütülmemiş olsaydı müvekkil kasten trafik güvenliğini tehlikeye sokarak HAGB denetim sürecinde kasten bir suça bulaşarak denetim sonlandırılmasına sebep olacak ve hükmün açıklanıp müvekkilin cezaevine girme durumu askıdan inmiş olacaktı. Konu olayımızda verilen karar aşağıda paylaşılmıştır:

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, KABUL VE GEREKÇE:
“Yapılan yargılama, toplanan deliller, nüfus ve adli sicil kaydı, dosya içinde mevcut diğer belge ve deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılanın aracı ile seyir halinde iken sanığın aracı ile kendi aracına çarpması sonucu alınan adli tıp raporuna göre BTM ile giderilecek şekilde yaralandığı ve sanığın alkol raporuna göre 1,47 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, katılanın olayla ilgili davacı ve şikayetçi olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre katılanın asli, sanığın ise tali kusurlu olduğu belirtilmekle bu doğrultuda tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde sanığın bilinçli taksirle hareket ederek alkol raporuna göre 1,47 promil alkolle katılanın kullanmış olduğu araca çarparak tali kusurlu bir şekilde katılanın BTM ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, sanığın birleşen Küçükçekmece 5. ASCM 2024/…..Karar sayılı dosyası nedeniyle üzerine atılı Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçunu işlediği tüm dosya kapsamına göre sabit olduğundan eylemine uyan, 5237 s.TCK’nın 89/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, güttüğü amaç ve saiki göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, suçun bilinçli taksirle işlenildiği anlaşıldığından sanığa verilen cezadan 5237 s. TCK’nın 22/3 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında artırım yapılmasına, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığa verilen cezadan TCK.nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, işlediği suç nedeniyle aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle giderilmesi gereken herhangi bir maddi zararın söz konusu olmaması ve sanığın kişilik özellikleri ile duruşma tutanaklarına yansıyan tutum ve davranışları göz önüne alındığında ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşması, sanığın da rıza göstermesi nedenleriyle, 5271 s.CMK’nın 231/5 maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önüne alınarak 5271 s. CMK’nın 231/8.maddesi gereğince herhangi bir yükümlülük altına alınmaksızın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar sanık hakkında ana dosyaya konu 20/09/2023 tarihli Alkol veya Uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 179/3-2, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın zarar suçu olan taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiğinden tehlike suçunun zarar suçuna dönüştüğü anlaşılmakla, atılı suç yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarda açıklanan sebeplerle;
1-Sanık…………..’ın birleşen Küçükçekmece 5. ASCM …. Esas … Karar sayılı dosyası nedeniyle üzerine atılı Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçunu işlediği tüm dosya kapsamına göre sabit olduğundan eylemine uyan, 5237 s.TCK’nın 89/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, güttüğü amaç ve saiki göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan (3 ay karşılığı) 90 GÜN BİRİM SAYISI KADAR ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suçun bilinçli taksirle işlenildiği anlaşıldığından sanığa verilen cezadan 5237 s. TCK’nın 22/3 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında artırım yapılarak sanığın 120 GÜN ADLİ CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığa verilen cezadan TCK.nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 100 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen gün birim sayısı kadar adli para cezasının, sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri nazara alınarak 5237 s. TCK’nın 52/2 maddesi gereğince takdiren bir gün karşılığı 50 TL ‘den hesap edilmek suretiyle sanığın toplam 5.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,


2-Her ne kadar sanık Umut Karaduman hakkında ana dosyaya konu 20/09/2023 tarihli Alkol veya Uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 179/3-2, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın zarar suçu olan taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiğinden tehlike suçunun zarar suçuna dönüştüğü anlaşılmakla, atılı suç yönünden HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,”

Ceza hukuku ve ceza infaz sistemi diğer hukuk disiplinleri gibi özellik arz eden birçok detaya sahiptir. Her kişinin durumunun detaylı bir şekilde analiz edilip yargılama süreci lehe olacak şekilde yürütülmelidir.

Unutmayın haklı olmak ile hakkı kazanmak arasındaki fark avukatınızdır.

Avukat Cevdet Ergül

Bir Cevap Yazın

avukatrehberim.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin